Deniz tabanında meydana gelen 21.07.2017 (Mw=6.5) Bodrum-Kos ve özellikle 12.06.2017 (Mw=6.2) Karaburun-Midilli depremleri öncesi olası tsunami riskinin, Güney Balıkesir, İzmir ve Kuzey Aydın İl'lerinde yer alan kıyı yerleşimleri için ne denli büyük bir tehdit oluşturabileceğine dair bölgesel bir farkındalık bulunmamaktaydı. Bilimsel anlamda da halihazırda proje alanı kıyı şeridini etkileyecek şekilde gerçekleştirilmiş bir nitelikli tsunami modelleme çalışması da henüz mevcut değildir.
 
Türkiye, 8.300 km'yi aşan kıyı şeridi yüksek sismik etkinlik ile birlikte Ege Denizi kaynaklı tsunami tehdidine açık ülkelerin başında yer almaktadır. Bölgedeki kapsamlı tsunami araştırmalarında, MÖ 1410 ve MS 1999 yılları arasındaki son 3500 yıllık dönemde Türkiye kıyılarında ve çevresinde 134 (yaklaşık her 25 yılda bir) tsunami oluşumu rapor edilmiştir. Deniz seviyesi değişimlerine ilişkin veriler, tsunamilerin Karadenizde (Fatsa, Amasra), Marmara Denizinde (İstanbul, Kocaeli), Ege Denizinde (Ayvalık-Balıkesir, İzmir, Kuşadası-Aydın, Güllük Körfezi-Fethiye-Muğla) ve Akdeniz’de (Antaya, İskenderun-Hatay) meydana geldiğini ortaya koymaktadır. Literatür bilgilerine göre deprem sonucu meydana gelen etkili tsunami oluşumu en fazla Ege kıyı şeridinde gözlenmektedir.
 
Ege Bölgesinde yürütülen sayısal modelleme çalışmalarında, deniz seviyesindeki ani yükselimlerin özellikle derin ve geniş körfez yapılarını bir arada barındıran kıyı kesimlerde etkili olabileceği rapor edilmiştir. Ülkemiz kıyılarını etkileyebilecek olası depremler sonucu oluşacak tsunami modellemeleri ise son 5 yıldır artan bir ivme yakalamış olsa da çalışmalar henüz yeterli değildir.
 
Farklı fay modellerinden hareketle şiddetli deprem sonucu oluşabilecek tsunami etkileri, önerilen bu araştırma projesi kapsamında ayrıntılı olarak araştırılacaktır. Proje kapsamında, en olası senaryo depremlere göre kıyı kesimleri etkileyecek tsunami dalga yüksekliğinin modellenmesi, dalga hızlarının hesaplanması,, kıyıdan iç kesimlere hücum edecek su baskın mesafesinin ortaya konması ve yerel yönetimler ile merkezi kamu idaresi için temel alınacak önemli verilerin elde edilmesi hedeflenmiştir.